Bakireler riskte!
Haber Tarih : 06 Temmuz 2008, 23:11
Bakireler riskte!
Doktorlar, rahim ağzı kanserine yol açan virüse karşı uyarıyor
Gazete Vatan'ın haberine göre; Ege Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde rahim ağzı kanserine yol açan HPV’nin (Human Papilloma Virus) Türk kadınları arasında yaygınlığını saptamak için 1800 olgu üzerinde araştırma yapıldı. Araştırmayı yapan Doç. Dr. İnal Murat “13-19 yaş arası 1800 hamilede HPV görülme oranı yüzde 8 saptandı. Bakirelerde oran daha da yüksek. Yani risk küçümsenmeyecek düzeyde” dedi. Dr. İnal, dünyada bu hastalığa bir kişinin ömür boyu yakalanma riskinin yüzde 50 olarak gösterildiğini söyledi.

Sigara içenin riski büyük

HPV olarak bilinen siğil virüsünün, kadınlar arasında cinsel ilişki ve temasla bulaşan virüslerin en yaygını olduğunu belirten Doç. Dr. İnal hastalık hakkında şu bilgileri verdi: “Bu virüs, kadınlarda rahim ağzı, vajina vulva ve anüs kanserlerine, erkeklerde penis derisinde kanser oluşumuna yol açabilir. Bir DNA virüsüdür. 100’den fazla HPV virüsü vardır. Bunların çoğu önemli bir problem yaratmazlar. Sıklıkla ellerde ve ayaklarda siğil olarak bilinen oluşumlara neden olurlar. Bu virüslerden 30 kadarı genital bölgeyi sever ve o bölgede enfeksiyonlara yol açar. İlaç tedavisi yok. Virüs alındıktan 12-18 ay içinde vücutta antikorlar ortaya çıkar. Vücudun bağışıklık sistemi kadınların yüzde 70’inde 1 yıl içerisinde, yüzde 90’ında ise 2 yıl içerisinde vücuttan HPV virüsünü temizler. Ancak yüksek riskli HPV virüsleri olarak bilinen tip 16 ve ve tip 18 HPV ile tekrar tekrar karşılaşma durumunda rahim ağzında aktif olarak kalır ve zararlı değişikliklere yol açarlar. Enfeksiyonun vücut tarafından atılmaması durumunda (özellikle sigara içenlerde) ya da tekrar tekrar yüksek riskli HPV virüsleri ile karşılaşma durumunda 2 yıl içerisinde rahim ağzındaki geçiş bölgesindeki hücrelerde anormal değişimler başlar ve tedavi edilmediği taktirde 13- 15 yıl içerisinde rahim kanseri gelişebilir.”

Sağlık Bakanlığı aşıya gerek görmüyor

SaĞlIk Bakanlığı, rahim ağzı kanserinden koruyan aşılara gerek görmüyor. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. İsmail Mete İtil ise aşının gerekli olduğuna dikkati çekiyor: “HPV’ye karşı korunmayı ve aşılanmayı Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Kadın Doğum Örgütü FIGO, 2008 yılını seferberlik yılı olarak ilan etti. Bizde de yapılan araştırma sonuçları ortada. Toplumumuzda cinsel aktif olmayan kadınların çoğu HPV’yi evlendikten sonra eşlerinden almakta. Bu yüzden de genç kızlarımızın aşılanması önem arz etmektedir. Virüsün bulaşması için cinsel temas da yeterli oluyor, dolayısıyla kondom kullanımı her zaman koruyucu olmuyor. Aşılanma için cinsel aktif olmak gerekmiyor. Aşılanma yıllar sonra istenmeden alınabilecek virüse ve onun yol açtığı kadın kanserlerini engellemek için yapılmalıdır. Dernek olarak aşılanmayı destekliyoruz.”Ege Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde rahim ağzı kanserine yol açan HPV’nin (Human Papilloma Virus) Türk kadınları arasında yaygınlığını saptamak için 1800 olgu üzerinde araştırma yapıldı. Araştırmayı yapan Doç. Dr. İnal Murat “13-19 yaş arası 1800 hamilede HPV görülme oranı yüzde 8 saptandı. Bakirelerde oran daha da yüksek. Yani risk küçümsenmeyecek düzeyde” dedi. Dr. İnal, dünyada bu hastalığa bir kişinin ömür boyu yakalanma riskinin yüzde 50 olarak gösterildiğini söyledi.

Sigara içenin riski büyük

HPV olarak bilinen siğil virüsünün, kadınlar arasında cinsel ilişki ve temasla bulaşan virüslerin en yaygını olduğunu belirten Doç. Dr. İnal hastalık hakkında şu bilgileri verdi: “Bu virüs, kadınlarda rahim ağzı, vajina vulva ve anüs kanserlerine, erkeklerde penis derisinde kanser oluşumuna yol açabilir. Bir DNA virüsüdür. 100’den fazla HPV virüsü vardır. Bunların çoğu önemli bir problem yaratmazlar. Sıklıkla ellerde ve ayaklarda siğil olarak bilinen oluşumlara neden olurlar. Bu virüslerden 30 kadarı genital bölgeyi sever ve o bölgede enfeksiyonlara yol açar. İlaç tedavisi yok. Virüs alındıktan 12-18 ay içinde vücutta antikorlar ortaya çıkar. Vücudun bağışıklık sistemi kadınların yüzde 70’inde 1 yıl içerisinde, yüzde 90’ında ise 2 yıl içerisinde vücuttan HPV virüsünü temizler. Ancak yüksek riskli HPV virüsleri olarak bilinen tip 16 ve ve tip 18 HPV ile tekrar tekrar karşılaşma durumunda rahim ağzında aktif olarak kalır ve zararlı değişikliklere yol açarlar. Enfeksiyonun vücut tarafından atılmaması durumunda (özellikle sigara içenlerde) ya da tekrar tekrar yüksek riskli HPV virüsleri ile karşılaşma durumunda 2 yıl içerisinde rahim ağzındaki geçiş bölgesindeki hücrelerde anormal değişimler başlar ve tedavi edilmediği taktirde 13- 15 yıl içerisinde rahim kanseri gelişebilir.”

Sağlık Bakanlığı aşıya gerek görmüyor

SaĞlIk Bakanlığı, rahim ağzı kanserinden koruyan aşılara gerek görmüyor. Türk Jinekoloji ve Obstetrik Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. İsmail Mete İtil ise aşının gerekli olduğuna dikkati çekiyor: “HPV’ye karşı korunmayı ve aşılanmayı Dünya Sağlık Örgütü ve Dünya Kadın Doğum Örgütü FIGO, 2008 yılını seferberlik yılı olarak ilan etti. Bizde de yapılan araştırma sonuçları ortada. Toplumumuzda cinsel aktif olmayan kadınların çoğu HPV’yi evlendikten sonra eşlerinden almakta. Bu yüzden de genç kızlarımızın aşılanması önem arz etmektedir. Virüsün bulaşması için cinsel temas da yeterli oluyor, dolayısıyla kondom kullanımı her zaman koruyucu olmuyor. Aşılanma için cinsel aktif olmak gerekmiyor. Aşılanma yıllar sonra istenmeden alınabilecek virüse ve onun yol açtığı kadın kanserlerini engellemek için yapılmalıdır. Dernek olarak aşılanmayı destekliyoruz.”